Archive for the ‘fenerbahçe galatasaray’ Category
UEFA Avrupa Ligi’nde 1/32 finalin ilk maçları dün yapıldı. Fenerbahçe ve Galatasaray rakipleri ile deplasmanda karşı karşıya geldiler.
Fenerbahçe, Fransız temsilcisi Lille karşısında maça daha önceki Avrupa deneyimlerinde olduğu gibi yine gol yiyerek başladı. Henüz 2. dakikada, kaleci Volkan’ın da hatasıyla yenik duruma düşen sarı lacivertliler, hemen sonrasında Vederson’un kalecinin önde olduğunu görerek 35 metreden attığı muhteşem golle eşitliği sağladı.

Maç karşılıklı ataklarla geçti, Lille Fenerbahçe’yi fazla zorlamadı. Sarı lacivertliler Guiza ile mutlak pozisyonlar kaçırdı. İkinci yarıda amaçsız uzun bir topta defansta Deniz topu uzaklaştırmayıp rakip oyuncunun ayağına indirince Frau, 62. dakikada durumu 2-1 yaptı ve maç böyle sonuçlandı.
Fenerbahçe’nin tur atlaması için 1-0 yetiyor. Her türlü beraberlikte Lille tur atlayacak. Fenerbahçe 1-0 veya tüm 2 farklı sonuçlarda ilk 16′ya kalacak. Fenerbahçe 2-1 kazanırsa maç uzayacak, daha gollü tek farklı Fener galibiyetlerinde (3-2, 4-3) Lille yine avantajlı.
Galatasaray ise zorlu Atletico Madrid deplasmanından 1-1 lik beraberlikle dönmeyi başardı. Sarı kırmızılıların golü ikinci yarıda 77. dakikada Keita’dan geldi. Galatasaray maç boyunca oyunu iyi kontrol etti, rakibine fazla pozisyon vermedi ve bulduğu fırsatta golü atarak altın değerinde bir beraberlikle Ali Sami Yen’e çıkacak.
Reyes’in frikik golü ile yenik duruma düşen Galatasaray’da en olumlu yön oyun disiplininden kopmamalarıydı. Maçın sonuna kadar oyunu kontrol ettiler ve Keita ile beraberliği yakaladılar. Gelecek hafta Istanbul’da 0-0 Cimbom’a yetecek. Her türlü Galatasaray galibiyeti de doğal olarak ilk 16 kapısını aralar. 1-1 de maç uzar, daha gollü beraberliklerde (2-2, 3-3) ve Atletico galibiyetlerinde temsilcimiz elenir.
Rövanşlar gelecek hafta oynanacak. Fenerbahçe Pazartesi günü ligde Bursaspor, Galatasaray ise Pazar günü Beşiktaş ile zorlu bir maç yapacak. Avrupa’da ezeli rekabetin devamı için her iki takıma da başarılar.
Muhteşem Belgeselin 3. Bölümü.Mutlaka İzleyin.
21 Ocak’ta Taksim Cumhuriyet Sanat Galerisi’nde açılan ‘Only A Game’ sergisinde iki tane YARIM KUPA var.
30 Mart 1958 tarihinde Ankara’da oynanan bir maç tarihte ilk defa rastlanan bir olaya sahne oldu. Fenerbahçe Galatasaray, Başvekil Kupası için yarışıyordu. Maç, Şirzat Dağcı ve Metin Oktay’ın karşılıklı golleriyle 1-1 sonuçlandı. Beraberlik sonrasında takımlara maçın uzaması ya da tekrarlanması teklif edildi, ancak kaptanlar Turgay ve Naci dostça biten mücadelenin sonunda, kupanın ikiye bölünerek her iki takıma paylaştırılmasını teklif etti. Bu fikir, Başvekil ve kulüp başkanları tarafından hemen kabul edilince iki kaptan da kupanın yarısını alarak müzelerine götürdü.
İşte o kupa şimdi bu sergi nedeniyle 51 yıl sonra ilk kez bir arada sergileniyor.
2,5 tl karşılığında gezilebilecek sergi 30 Nisan’a kadar açık. Taksim Cumhuriyet Sanat Galerisi İstiklal Caddesine meydandan girerken hemen sağ tarafta.

Sergide aynı zamanda 2000 yılında, Real Madrid karşısında Galatasaray’ın UEFA Süper Kupası’nı kazandığı maçta Mario Jardel’in iki gol attığı kramponları ve 18 Eylül 1968 tarihinde oynanan Manchester City – Fenerbahçe maçının topu da sergilenenler arasında.
Galatasaray ile Fenerbahçe arasında yüzyıla damgasını vuran derbi mücadelesi sadece futbol müsabakalarında yaşanmıyor. İki kulübün futbol dışında başka branşlarda da var ve iki kulüp hangi spor branşında karşı karşıya gelirse gelsin, yeşil sahalardaki derbiyi aynı heyecanla oraya taşımayı beceriyorlar. Bu beceri iki kulübün taraftarları sayesinde de oluyor.
Doğaldır ki atmosferin yoğunluğu, daha kalabalık bir seyirci kitlesince seyrediliyor oluşu, medyanın büyük ilgisi nedeniyle futbol maçlarındaki derbi heyecanıyla basketbolu, voleybolu ya da kürek yarışlarını karşılaştırmak doğru olmaz. Ama her ne olursa olsun ve hangi branşlarda karşı karşıya gelirse gelsinler, üzerinde sarı-kırmızı ve sarı-lacivert forma olan iki takımın rekabet ortamında bir araya gelmeleri ortaya bir derbi mücadelesi çıkarıyor. On iki yıl süreyle hentbol ve kürek sporcusu olarak Fenerbahçe forması giyen 1929 doğumlu Nuran Yürütür, en heyecanlı maçlarının Galatasaray ile yaptıkları maçlar olduğunu söylüyor. Yürütür’e göre eskinin spor anlayışı ile bugünün spor anlayışı çok farklı. Biz sporu sevdiğimiz için yapardık. Ahlaklı bir nesildik. Şimdi her şey para için yapılır oldu diyor. Nuran Yürütür, maçtan sonra Galatasaraylı sporcu arkadaşlarıyla sarılıp öpüştüklerini ve salondan onlarla birlikte ayrıldıklarını anlatıyor. Fenerbahçe Kürek Takımı 2008 yılında ABD’de gerçekleştirilen Head of Charles Boston Kürek Yarışları’nda Türkiye’yi temsil etti.
Yüzyıllık iki kulübün İstanbul’un işgalinde yaptıkları mücadele dillere destandır ama sadece futbolda değil. Mütareke yıllarında Galatasaray, Bakırköy’de Fransız işgal gücüne bağlı askerlerin oluşturduğu bir futbol takımıyla maç yapıyordu. Bakırköy o zamanlar bakir bir alandı ve her yan ağaçlıktı. Fransızlar bu bölgeyi askeri kışla olarak kullandıkları gibi işgal için getirilen kamyon, erzak ve bazı ekipmanların konulduğu bir park gibiydi.
Maç gayet iyi bir atmosferle başladı. Fransız askerlerinden oluşan takım sert oynamaya başlayınca ortam gerginleşti. Ne var ki maçı izleyen taraftarların büyük bölümü de Fransız askerlerden oluşuyordu. Onlara karşı üstün oynayan takım Galatasaray’dı ama futbolcular birbiri ardına gelen tekmelerle kırılmaya başlamıştı. Sert bir faulden sonra iyice gerginleşen ortalık bir anda karıştı. Sahadaki futbolcular birbirine girince saha kenarında maçı bağıra çağıra izleyen Fransız işgal askerleri de sahaya girdi. Amaçları Galatasaraylı futbolcuları bir güzel dövmekti.
Sarı-kırmızılı gençler yalnız kalmış gibiydi. Üzerlerine gelen Fransızlarla yumruk yumruğa kavga ederken Galatasaraylı İhsan İpekçi’nin etrafı sarılmıştı. Kalabalıktılar. Kendini savunmaya çalışan İhsan Bey adamakıllı dayak yemeye başlamıştı. Yüzü gözü kan içinde kalmıştı ki etrafındaki Fransız askerlerin gitgide azaldığını fark etti. Şişmiş gözleriyle birisinin yardığıma koştuğunu ve mükemmel kullandığı yumruklarıyla önüne gelen Fransız’ı yere devirdiğini görebiliyordu. Sonunda kavga bitti ve maç yarım kaldı. İhsan Bey kendine geldiğinde Fransızları birbirini ardına yere deviren gencin İsmet Bey olduğunu fark etti. Fenerbahçeli boksör Yavuz İsmet Uluğ…
O gün Fransız askerlerinin arasına alarak dövdükleri Galatasaraylı İhsan İpekçi’yi kurtaran Fenerbahçeli Doktor İsmet Uluğ daha sonra sarı-lacivertli takımda yönetici oldu. İhsan İpekçi de Galatasaray’ın divan üyeliğine kadar yükseldi. Birbirleriyle hep görüştüler ve damarlarındaki vatanseverlik duygusunu hep taze tuttular. Tuttukları takımın rekabeti, onların birbirlerine olan sevgisini hiç gölgelemedi.
Türkiye’de ilk boks kulübü Aksiyani Efendi tarafından 1921’de kuruldu. İngiliz Kemal adıyla bilinen Esat Tomruk, Mısırlı Mazhar Bey, Fenerbahçeli Yavuz İsmet Uluğ, Galatasaraylı Sabri Mahir, Mazlum Kemal, Ziya Bayer, Ali Sami gibi isimler ilk Türk boksörleriydi. Başlayan ve hızla büyüyen ilgi üzerine 1924’te Türkiye Boks Federasyon’u kuruldu. İlk boks federasyonu başkanı da Galatasaraylı Eşref Şefik’tir.
Galatasaray ve Fenerbahçe’nin geçmişlerinde çok önem verdiği başka branşlara da rastlıyoruz. 1932’de kutlanan 25.kuruluş yıldönümünde Fenerbahçe’nin atıcılık şubesi açtığını Gol Spor Dergisi’nden öğreniyoruz. Derginin aynı sayısında kutlama töreninden çekilmiş bir fotoğraf var. Fotoğrafta atıcılık yapan gençler görünüyor. Ne yazık ki Fenerbahçe’nin bugün bir atıcılık şubesi yok. Kulübün yüz yıllık tarihinde yirmi altı şube açılıp kapanmış. Klübün bugün atletizm, basketbol, boks, kürek, masa tenisi, yelken, voleybol, yüzme ve futbol şubeleri faaliyette.

Geçmiş yıllarda futbol dışındaki branşlara verilen önem Galatasaray’da da göze çarpıyor. Galatasaray Spor Gazetesi’nin 1947’deki ilk sayısının birinci sayfasında futbol değil basketbol haberi var, İstanbul şampiyonu olan Galatasaray basketbol takımının haberi. Gazete Galatasaray’ın faaliyette bulunduğu tüm spor dallarından haber veriyor. Tenis, atletizm ve basketbol geniş olarak yer bulurken, Abidin Daver imzalı başyazının konusu da Yunanistan’ın başkenti Atina’dan şampiyonlukla dönen atletlerdi.
Aynı yıl İstanbul’da iki ezeli kulübün yaptığı hentbol maçını tam on iki bin seyirci izledi. Bu rakam bir hentbol maçının en kalabalık izlendiği maçtır. İstanbul şampiyonunun belli olacağı karşılaşmayı Fenerbahçe 7-4 kazandı. İki kulübün adının verildiği spor bayramlarında da farklı branşlardaki takımlar karşı karşıya gelirdi. Güreş, atletizm, voleybol ve hentbol takımlarının maçları bunlardandı. İki kulüp, bireysel sporların anası sayılan atletizmin hemen her alanında sporcu yetiştirmiştir. Kısa ve uzun mesafe koşusu,yüksek atlama, ciritle atlama, uzun atlama, cirit ve bayrak yarışı gibi… Ancak iki kulübün bu misyonu bugün yerine getirilmiyor. Galatasaray’ın açık olan yedi şubesinden bazıları gerçek bir faaliyet içinde değil.
Şimdilerde söylemesi bile zor geliyor ama bir zamanlar Fenerbahçe Galatasaray BAYRAMI varmış. İlk kez 25 Mayıs 1913′te düzenlenen bu spor bayramına iki kulübün yöneticileri, sporcuları ve seyircileri bu bayrama birlikte katılırlarmış. İki kulübün sporcuları jimnastik, güreş, futbol ve atıcılık gibi branşlarda karşı karşıya gelirler, İstanbul halkının ücretsiz olarak izlediği bu oyunlar yardımıyla toplumsal bütünlüğün sağlanması hedeflenirmiş.

1913′te düzenlenen ilk bayram pek istendiği gibi gitmedi aslında. Futbol maçında durum 1-0 iken oyuncular birbirine girdi. O zaman pek alışık olmadıkları bu sahne karşısında yöneticiler çok üzüldü ve beş ay sonra Fenerbahçe ezeli rakibini bir bayram daha kutlamaya davet etti.
İkinci bayram Fenerbahçe Bayramı adı altında 26 Ekim 1913′te düzenlendi. Futbol maçında olay çıkmadı ve maçı Galatasaray 3-0 kazandı.
İkinci Dünya Savaşı’nın zorlu günleri de dahil olmak üzere İstanbul’da her iki kulübün stadında 1913 – 1951 yılları arasında Fenerbahçe Galatasaray bayramı tam 8 kez düzenlendi. Zor günler geçiren kulüplerin kaynaşması ve hatta gerekirse birleşmesi için düzenlenen bu bayramlarda taraftarlar yanyana oturur, davetliler arasında devletin yüksek kademe yöneticileri bulunur, sporun rekabette öte yanı ön plana çıkarılmaya çalışılırdı.
17 Mayıs 1942′de düzenlenen bayramı Cumhuriyet Gazetesi’nden öğrendiğimize göre Fenerbahçe ve Şeref Stadı’ndaki bayrama İstanbul milletvekilleri, İstanbul Belediye Başkanı Lütfi Kırdar ve iki takımın emekli futbolcuları katılmış. Gazete daha önceki bayramlarda tribünlerin tıklım tıklım olduğunu ancak bu bayrama fazla ilgi gösterilmediğinden şikayet ediyor. Fenerbahce Galatasaray bayramında voleybol, futbol, yüksek atlama, sırık atlama, cirit, güreş, bayrak yarışı, uzun atlama olmak üzere toplam 9 dalda yarışmalar düzenlenmiş.
Atletizmde Fenerbahçe, Voleybolda Galatasaray üstünlüğü ile sona eren bayramda A Takımlar futbol maçını da Galatasaray 3-1 kazanmış. Fenerbahçe Galatasaray bayramlarının bir ilginç özelliği futbol maçlarının sekizini de Galatasaray’ın kazanmış olması.
Fenerbahçe Galatasaray derbisi, dünyanın en önemli derbi sitelerinden FootballDerbies.Com sitesinde 1 numarada. Dünyanın dört bir yanındaki şehir derbileri, mahalli derbiler ve ezeli rekabetler sıralamasında tüm diğer derbileri geride bırakan Fenerbahçe Galatasaray derbisi 8.6 puanla zirvede yer aldı.

Boca Juniors – River Plate ve Glasgow Rangers – Celtic derbilerini geride bırakan Istanbul derbisi 101 yıllık tarihi ile şehir derbileri arasında en yüksek noktada. Rekabetler arasında Fenerbahce Galatasaray derbisi ile aynı puandaki Barcelona – Real Madrid derbilerin derbisine yaklaşan tek mücadele oldu.
Dünyanın en ilgi ile izlenen derbilerinden biri olan Liverpool – Manchester United rekabeti ise 7.7 puanda kaldı. Istanbul’un diğer iki büyük derbisi Fenerbahçe – Beşiktaş ve Galatasaray – Beşiktaş derbileri de ilk 50 şehir derbisi içinde yerlerini aldılar.


23 Nisan 1936 günü Akşam Gazetesi’nde çıkan bir yazıyı paylaşmak istedik. Fenerbahce Galatasaray derbisi hakkında futbola uzak ama bu derbiye hayranlığımızın nedenlerinden bahseden bir anlatım:
‘Geçen gün bir dostum dayattı, ‘İlle de gidip Fener Galatasaray maçı seyredelim’ dedi.
Ben de kıramadım dostumu, gittim maçı seyrettim…Futbol denilen şey dört bir yanında binlerce insanın toplandığı bir meydanda yapılıyor. Meydana, teker teker saydım, yirmi iki delikanlı çıkarılıyor. Onbirinin üstünde sarı-kırmızı yollu yollu gömlekler, öteki onbirinde de sarı lacivertli fanilyalar. (…)
Ne yalan söyleyeyim, bu hengamede ben de heyecanlanmadım değil. Fakat benim heyecanlanmam etraftaki binlerce seyircinin coşkunluğu yanında devede kulak kabilinden. Oyunu seyredenler ikiye bölünmüşler. (…)
Herkes dilediği gibi bağırıp çağırıyor. Ortalıkta bir söz, bir düşünce hürriyeti, alabildiğine…
Bu işin birçok tarafları hoşuma gitmedi dersem yalan söylemiş olurum. Muayyen bir manada, demokrasiyi anlamak isteyenler Taksim Stadyumu’na gitsinler.
Ben kendi payıma güzel, berrak ve heyecanlı bir iki saat geçirdim orada…’
Nazım Hikmet, Akşam Gazetesi, 23 Nisan 1936
Not. Hikmet, büyük ihtimalle 19 Nisan 1936 günü Taksim’de oynanan Fenerbahçe Galatasaray İstanbul Ligi karşılaşmasında. Merak edenler için maçı 1-0 Fenerbahçe kazanmış.
FenerbahceGalatasaray.Net Istanbul’un ve dünyanın en büyük ve önemli derbilerinden biri olan Fenerbahçe Galatasaray derbisinin hayranı. Facebook’taki yeni sayfamıza siz de hayran olun, bu derbinin sesini dünyanın dört bir bucağına duyuralım.
Bizler bu iki takımın koyu taraftarlarıyız. Derbide tarafız. Ancak aynı zamanda bu derbinin bir parçası olmaktan hem gurur duyarız hem de derbinin parçası olduğumuz için ne kadar şanslı olduğumuzu biliriz. Bu yüzden bu derbiye hayranız…
Dizdize kolkola tribünlerde beraber oturalım romantikliği içinde değiliz. Böyle bir dönem olduysa bile bizden ve zamanımızın getirdiği rekabet anlayışından çok uzaklarda bir dönemde gerçekleşti. Elbette ki takımlarımızı her branşta, her maçta, her alanda sonuna kadar destekleyeceğiz. Karşı takımın yenilmesi bizim en büyük mutluluğumuz olacak. Ama sonuçta bir Fenerbahçe Galatasaray maçı izlemenin, o heyecanı tatmanın bu derbi sayesinde olabildiğini biliyoruz. Bu yüzden bu derbiye hayranız…
Dünyanın önemli derbilerinin altında hep bir dini, etnik veya milli çatışma yatar. Bir katolik asla Glasgow Rangers taraftarı olamaz, bir katalan asla Real Madrid’e yakın duramaz. Ama bizim 101. yaşına giren derbimizde tatlı rekabetin dışında bir alt çatışma yok. Aynı ailede, kardeşler arasında her iki takımın koyu taraftarları var. Bu derbiyi bu kadar özel kılan nedenlerden biri de budur, bu yüzden bu derbiye hayranız.
101 yıllık tarihinde hiç eskimeyen ve gittikçe alevlenen bir derbiye sahibiz. Hayranız, hayranıyız…
Facebook’ta FenerbahceGalatasaray Derbisi hayranı olmak için resme tıklayın.
Fenerbahçe Galatasaray’ın başarılı oyuncusu Avustralya’lı Harry Kewell ile ilgili transfer dedikodularını resmi sitesinde yalanladı. Sözleşmesi sezon sonunda dolacak olan Avustralya’lı ile ilgili olarak fenerbahce.org sitesinde aynen şu ifadeler yer aldı:
“Şu anda Galatasaray’ın oyuncusu olan Harry Kewell ile herhangi bir görüşmemiz olmamıştır. Daha önce bu oyuncuyla ilgilenmediğimizi belirtmemize rağmen, bu yönde yapılan haberlere rağbet edilmemesini rica ediyoruz”
Biz de FenerbahceGalatasaray.Net olarak bu uyduruk haberleri yapanları kınıyoruz. Bu tür bir transfer kariyerinde ilerlemiş Kewell için hayırlı omayacağı gibi, Fenerbahçe için de ileriye yönelik akıllı bir hamle sayılamaz. Şampiyonluk yarışında rakibine karşı psikolojik baskı faktörünü harekete geçirme çabaları bundan ibaret ise, bunu yapanları veya yapıldığını hayal edenleri küçük beyinleri ile başbaşa bırakmak istiyoruz.

Fenerbahce Galatasaray derbisi futbolda 14 yaş altı takımları arasında oynanan karşılaşma ile yeni yıla başladı.
Fenerbahçe Akademi Ligi’nde 10. hafta mücadelesinde Galatasaray’ı 4-2 yenmeyi başardı. Dereağzı Lefter Küçükandonyakis Tesisleri’nde oynanan karşılaşmaya çok hızlı başlayan sarı lacivertli minikler Aziz Ceylan’ın 9. ve 18. dakikada gelen iki golü ile maçın başlarında 2-0 öne geçmeyi başardı.
Sarı Kırmızılı takım 24. dakikada Gökalp ile bir gol bulmasına rağmen, devre 26. ve 33. dakikada Devran’ın attığı gollerle 4-1 Fenerbahçe 14 Yaş Altı takımının üstünlüğü ile sona erdi

İkinci yarıda karşılaşma karşılıklı ataklarla geçti. Galatasaray bu devrede Yusuf ile bir gol daha buldu, ancak sarı lacivertliler maçın geri kalanında gol olmayınca karşılaşma 4-2 Fenerbahçe 14 Yaş Altı takımının üstülüğü ile sona erdi.
